6 Ekim 2012 Cumartesi

true love waits

Başka hayatların, başka karelerine bakarken, kulağımda yabancı bir ses, sol tarafımda gerçek bir ağrı var.İçimde huzursuzluk, gelmeyen İzmir'in sonbaharına sitem, Edirne'nin sonbaharına özlem var.


I'm not living,
I'm just killing time..
                 

4 Ekim 2012 Perşembe

sonbahar

Bir şeyler yazmak istedim, isterdim ama yazamıyorum
Birini çok seversin ama o çok uzaktadır, cesaret edemezsin sadece hayal edersin.
Birisini çok seversin ama onun senden haberi yoktur, onu görmeyi seversin, takip etmeyi.
Sonbaharı çok severim ama soğuk sonbaharı, büyük ağaçları, turuncu sarı ve kahverengi kurumuş yaprakların üstüne bastığımda çıkan sesleri severim ve tam akşam olurken o alacakaranlığı severim, yukardan bakılınca dibi görünmeyen sürüp giden o nehri severim , sonbaharı severim, Edirne'yi, annemi severim.
Kalabalığın arasında bir insan olduğumu düşünmeyi severdim, herhangi bir tarihsel değeri olmayan düzensiz binalara yüksekten korkarak bakmayı severdim, tehlikenin içinde insanlara güvenerek yaşamayı severdim, bir şehri içinde binlerce şehri keşfetmeyi severdim güzel bir oyundu bu benim için. Çocukluğumu çok sevdim ve en çok İstanbul'u sevdim.Bir gün bir gazete okudum çocukken 'İstanbul yaşlı bir kadın' diyordu her kimse şaşırmıştım, kabul etmiştim sanki nesnel bir yargı gibi:) Ama İstanbul benim için bir erkekti, hala da öyle. Otuzlu yaşlarında bir erkek..Nedenini bilmiyorum.
Hasret yaşatıyor sanırım...